Okuma
Evet ülkemizde çeşitli branşlarda başarılı veya başarılı olamayan bir çok bilardo sporcumuz var. Ancak yazımın başlığından da anlayacağınız üzere bilardonun tüm disiplinlerinde antrenmanın öneminden bahsetmek istiyorum. Antrenmanın nasıl yapılması gerektiğini bilen veyahut yaptığı antrenmanı doğru olarak gören ayrıca yapılanın yanlış olduğunu bilmeden antrenman yapan bir çok tanıdığım sporcular var. Bu konu hakkında bilgi birikim ve tecrübelerimi siz takipçilerimize aktarmak istiyorum.
1- Hedef; Nereye ulaşmak istediğimizi doğru belirlememiz gerekiyor. Yani hedeflerimiz ulaşılabilir olmalı. Bir anda büyük hedefler koymak ulaşılamayınca yıpratıcı olur. Vazgeçiş başlar.
2- Disiplin; Belirlediğiniz hedeflere göre hayatınızdaki alışkanlıkları değiştirmeniz gerekebilir. Uyku alışkanlığınızı, beslenme alışkanlığınızı ve antrenman alışkanlığınızı yeterli gelmiyorsa değiştirmek zorundasınız. Çünkü bu oyun disiplini fedakarlık ister.
3- Çalışmak; Doğru antrenman modeli bir arkadaşınla sürekli oynamak değildir. Evet bir antrenman gibi gözükse de bir vuruş için bir hakkınız var. Eğer neden kaçırıyorum ben bu basit sayıları dememek için aynı vuruşa onlarca kez vurmanız gerekir.
4- Dikkat-Odaklanma; Dikkat ve Odaklanma birinci maddedeki hedeflerin belirlenmesiyle başlamıştır zaten. Ancak gidilen yolda da yapılması gerekenler var. Bunlardan en önemlisi. Antrenman yaparken boş muhabbetler ve sohbetlere ne katılın ne de izin verin. Sizin engelleyeceğiniz bir durum değilse de o an antrenmanı bırakın. Ayrıca antrenman yaparken sadece su için. Çünkü turnuvada oynadığınızda ne etrafınızda muhabbet oluyor ne de sudan başka bir şey içebiliyorsunuz.
4- Motivasyon; Hadi aslanım, hadi koçum işleri eskide kaldı arkadaşlar. Böyle bir telkini kendi kendinize bile vermeyin. Çünkü siz antrenman yaptığınız kadarsınız.
5- Psikoloji; İşte herkesin dert ettiği mesele arkadaşlar. Herkes akıl verir ama uygulamada sorun yaşarız maalesef. Rakip balık alır moralimiz bozulur. Sana sürekli kötü pozisyon kalır canımız sıkılır. İnceden inceden sayılarımız kaçar defalarca küfür ederiz. Sıra rakipteyken beyniniz sizinle oyun oynar. Size tavsiyem onu meşgul edecek bir şeyler bulun ve durumu iki parçaya ayırın. Yani bu parçalardan biri siz diğeri ise beyniniz. Beyniniz çok ama çok gelişmiş bir organ. Bir çok sekmeler açabilir günlük hayatta. Bırakın o uğraşsın dursun başka şeylerle. Siz ise masaya dikkatinizi verin ve odaklanın. Beklenti içine girmek zaaflarınızı ortaya çıkartır. Tabi bu beklenti sadece kendinizden kaynaklanan beklentiler değil. Aynı zamanda rakipten, toplardan, pozisyonlardan beklentilerde işin içinde.
6- Saygı; Bazen her şeyi doğru yaparsınız ama yine de yenilirsiniz. Unutmayın karşınızda bir rakip var ve o sizden daha fazla çalışmış olabilir…
Yani kısacası bu maddelerin her birinin antrenmanı var. Sadece uygulamak için elimizden geleni yapıyor muyuz? Bunu sormalıyız kendimize…

